TÜRKİYE KAMU ÇALIŞANLARI KALKINMA VE DAYANIŞMA VAK
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

TARİH SAAT

 

HİCRİ

NAMAZ VAKİTLERİ


TARİHTE BUGÜN

sss fdg dfgdf

SAYAÇ


Website counter    
İnkültürasyon kavramı, Hıristiyan mesajı

İnkültürasyon kavramı, Hıristiyan mesajı

Tarih 10/Mart/2010, 18:52 Editör İsa BÖLÜKBAŞI

1960;lardan itibaren Misyoner örgütlerinin uygulamaya soktuğu Kara

Bu akşam TÜRKAV’da Fikri Demirok Hocamla yapacağımız İnkültürasyon kavramı konulu sohbet toplantımıza hepiniz hoş geldiniz diyerek sözlerine başlayan İsa Bölükbaşı şöyle devam etti .  

İnkültürasyon kavramı, Hıristiyan mesajının ve hayat tarzının, dünyanın değişik yerlerinde yaşayan toplumların ve milletlerin hayatına, kültürlerine uygun tarza sokulması ve günlük hayata yansıtılarak o toplumlara farkında olmadan yaşatılması anlamını taşımaktadır. Yani belli bir süreç içinde Hıristiyanlığın mesajının ve yaşam biçiminin planlı ve sistemli bir şekilde milli ve mahalli kültüre dâhil edilmesi sürecidir.

1960’lardan itibaren Misyoner örgütlerinin uygulamaya soktuğu Karakter İnşası ve İnkültürasyon metodunun netice verdiğinin en güzel örneği olan Türk kültürüne Noel Babayı yerleştirmek olmuştur. Türk kültür hayatının yapı taşları ile oynayarak değişiklikler yapmak isteyenlere karşı kendini Türk Milletine ve Türk kültürüne ait hissedenler sessiz kalmamalıdır. Sosyal yaşamımıza dâhil edilmek istenen yabancı kültür unsurlarına karşı mücadele etmek zorundayız. Dil ve kültür bir milletin temel taşlarıdır. Dilimize ve kültürümüze sahip çıkmadan bir mücadele yürütülemez. Bu mücadelenin ön saflarında Milli Kültür savaşçılarının yer alması gerekmektedir. Diyor sözü sayın Fikri Hocama bırakıyorum.

 Değerli arkadaşlar Hıristiyan dünyası şimdiye kadar, güzel dinimizi reddederek, haçlı seferleri düzenleyerek üzerimize gelmiştir. Fakat bunun kendileri açısından hiçbir faydasını görmediler. O nedenle 1960’lı yıllarda taktik değiştirerek İnkültürasyon denilen çalışmalara başladılar. Dostluk kurma, yakınlaşma, yardım etme, kendi kültürüne bizi özendirme şeklinde yapılmaktadır. Halbuki dinimiz bizim Hıristiyanlara ve Yahudilere benzememizi yasaklamaktadır.

Batı Dünyası yüz yıllardır üzerimizde çeşitli oyunlar düzenlemektedir. Bu gün Irak’ta 1,5 milyon insan katledilmiştir. Afganistan’da, Filistin’de işgaller sürmektedir. Türkiye üzerinde 27 yıldır bölücü faaliyet hız kesmeden sürdürülmektedir.

Bütün bunlara karşı Müslüman Türk Milleti olarak biz ne yapmalıyız? Bir kere tehlikenin nereden nasıl geldiğini iyi bilmeli, bilgi sahibi olmalıyız. Bunun içinde çok okumalıyız. Okumak İslam’ın ilk emridir. İkincisi çok çalışmalı, ilerlemeli ve güçlü olmalıyız.

Mesela bütün Müslümanlar her zaman okuduğu Fatiha Suresi’nin anlamını bilmek zorundayız. Camilerde, okullarda, kuran kurslarında Kuran-ı Kerimin anahtarı durumunda olan bu sureyi ezbere bilmeliyiz. Gençlerimizi ahlak ve bilgi ile donatmalıyız. Üzerimizde uygulanacak olan projelerden asla korkmamalı, yılgınlık göstermemeliyiz. Ecdadımızın İstanbul’u, Kıbrıs’ı niçin fethettiğini açıklamalıyız. Kıbrıs’a sahip olan Akdeniz’e hükmeder. Medeniyetin beşiği Akdeniz havzasıdır. İstanbul’u ele geçiren üç kıtada söz sahibi olur. Vahiy yoluyla her türlü bilgiye sahip olan peygamber efendimiz, bu iki yere işaret etmiş, sahabelerde buraları buraları  ele geçirmek için şehit düşmüşlerdir.

Yüce Peygamberimizi evinde misafir eden Eyüp El Ensari İstanbul’u fethinde yaşlı ve hasta halinde savaşa katılmış , şehit düşmüştür.

  peygamber efendimizin akrabası olan kadınlardan Osmanlı’nın Hala Sultan dediği Ümmül Haram, Kıbrıs’ı Fethe girişmiş, 90 yaşında Larnaka’da şehit düşmüştür. Her ikisinin kabrini ecdadımız onarmış, mezarlarını ihya etmiştir.

Bütün bu yapılanları çok iyi anlamalı ve düşünmeliyiz.

Anadolu İncile göre çok kutsal bir ülkedir.Hıristiyanlık ilk önce buralarda yayılmıştır. Antakya, İznik, Çankırı, Tarsus, Antalya, İstanbul, Van onlar için kutsal kentlerdir. Buraları tekrar ele geçirmek için 1097 yılından itibaren Haçlı seferleri düzenlediler. Kurtuluş savaşında Doğudan Erzurum’a, Batıdan Polatlı’ya kadar geldiler.

Merhum Prof. Erol Güngör Ümmet için de millet olma idealini her zaman savundu . Biz Türklerin İslam dünyası içersinde varlığımızı koruyarak Milli özelliklerimizi kaybetmeden barış için de yaşamamızı öğütledi. Türk-İslam ideali budur. İslam ümmeti dışında birde ümmeti davet vardır ki biz bunları ancak İslam’a davet edebiliriz. Zorla bir şey yaptıramayız, çünkü dinde zorlama yoktur diye buyrulmuştur. Biz hiç kimseye düşman değiliz, kimsenin de bize, dinimize, tarihimize düşman olmaya hakkı yoktur diyor beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder hayırlı geceler dilerim.  

 

 
 

Bu haber 2738 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Güncel

Çankırı TÜRKAV Üç Anlamlı Günü Birlikte Kutlandı

Çankırı TÜRKAV Üç Anlamlı Günü Birlikte Kutlandı Çankırı TÜRKAV “Türkçülük Yürüyüşü ve Hıdırellez ile Anneler Günü” Kutlamasını birlikte gerçekleştirdi.

Çankırı TÜRKAV Üç Mayıs Türkçüler Günü, Hıdırellez Bayramı ve Anneler Gününü Kutluyor

Çankırı TÜRKAV Üç Mayıs Türkçüler Günü, Hıdırellez Bayramı ve Anneler Gününü Kutluyor TÜRKAV Çankırı İl Başkanlığı olarak bu yıl Beşincisini düzenlediğimiz Geleneksel ‘’Türk Milliyetçileri 3Mayıs Türkç...
5555 sayılı Vakıflar Kanunu ne anlama geliyor?28/Ocak/2010

HABER ARA


Gelişmiş Arama

GÜNÜN SÖZÜ

ANKET

Açılım hakkında ne düşünüyorsunuz?






Tüm Anketler

© Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yayınlanan tüm veriler bilgi amaçlıdır. Hiç bir surette delil olarak kullanılamaz.ÇANKIRI 2009
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu